|
İlk olarak Aaron Beck tarafından 1960 lı yıllarda depresyonun sağaltımı için uygulanmaya başlanmıştır.Beck'e göre insanın duygusal tepkileri karşılaştığı olayları algılama,tanıma ve yorumlama biçimine bağlıdır.İnsan da dört temel duygusu vardır.
a)Üzüntü(keder,elem);Bir yitimin ,yenilginin,yoksunluğun algılanması ile ortaya çıkar.Kişinin olumlu beklentilerinin yerine gelmemesi bir yitim ve yenilgidir.Kişi yitim ve yoksunluktan kaçınmak ister.Böylece kişi ,kendisi,insanlar ve gelecek hakkında olumsuz senoryalar yazmaya başlar.
b)Sevinç ve coçku,bir kazanç ve sahip olmanın algılanmasıdır.Kişi kazanç duygusunu yaşamak ister.
c)Bunaltı,kişinin incinme,yok edilme tehlikesinin algılanması ile ortaya çıkar ve kaçınmaya yöneltir.
d)Öfke, ise gene böyle bir tehlike algılanışı ile bu tehlikenin ortadan kaldırılmasına yönelten duygusal tepkidir.
Beck'e göre psikopatolojik sendromlar bu temel duygusal tepkileri doğuran algıların abartılmış ve süreklileşmiş türleridir.
Beck'in kuramına göre psikopatoloji temelde çocukluk çağında edinilen yanlış algılama ,değerlendirme ve düşünmeye dayanır.
Asıl patoloji kişinin kendisini,dünyasını ve geleceğini yanlış algılaması ve önyargılı biçimde olumsuz değerlendirmesidir.Bu algılama ve değerlendirme biçimi çocukluktan beri yerleşmiş örüntüler olup,Beck bu örüntülere "bilişsel yapı" ya da "şema" adını vermiştir.
Çocuklukta edinilen bu şemalar genellikle pek belirgin değildir,sanki uykuda gibidir.Fakat kişi,bu şemaların ilk oluşunda rol oynayan olaylara benzer durumlarle karşılaşınca ,bu şemalar yeniden etkinleşirler.
|
|
|
|
|
Örneğin;çocukluğunda anne ya da babasını yitirmiş bir kişi,çok sonradan sevdiği bir kişi ile ilişkisinde düş kırıklığına uğrayınca ,çocukluktaki yitim ile ilgili algılamaları ve değerlendirmeleri canlanır,bunlar şimdiki düş kırıklığını algılama-değerlendirme biçimini etkiler
Böylece kişi kendi,insanlar ve gelecek hakkında olumsuz senoryalar yazmaya başlar.
Ayrıca Beck,"otomatik düşünceler"kavramı üzerinde durmuştur.Bunlar,kişiye acı veren duyguların algılanmasından hemen önce beliren,fakat hastaların çoğu zaman farkına varmadıkları düşüncelerdir.
Örneğin;oğlunu çok merak eden bir annenin evde yemek pişirirken aklına "nasıl olsa bu akşamda eve gelmeyecek,bu yemeğin anlamı yok ki"türünden bir otomatik düşünce gelebilir.O zaman çocuklarına ve eşine yemek yapmayı çok seven bu annenin yemek yapma ve yeme isteği,zevki sönebilir,çökkün bir duygudurum içine girebilir,Fakat bu duygudurumdan hemen önceki otomatik düşüncenin farkında bile olmaya bilir.
Ayrıca çocuklukta edinilmiş önyargılara bağlı olarak günlük olaylar değerlendirilirken bir çok mantık yanlışlıkları yapılabilir.Örneğin,ortada kesin bir kanıt yokken ,olumsuz kesin bir sonuç çıkarma eğilimi olabilir.Bir başkası,olayların bir parçasını bütün bağlamından ayırarak seçme ve bunu olumsuz yorumlar için kullanma eğilimi,aşırı genelleme ,olayların önemini büyütme ya da küçültme ,olaylara ya ak ya da kara gözlüklerle bakma gibi mantık yanlışlıkları alışkanlık haline gelebilir. Terapide bu bilgiyi işleme yanlışlıkları üzerinde durulur.
Bu yüzden tepapide kişinin bu kognıtif yanlışlıkları farketmesi ve alternatif düşünce yollarını bulması öğretilir.
Bilişsel yaklaşım bugün davranışçılıkla birleşerek bilişsel-davranışçı olarak son şeklini almıştır.
|
|
|
|